Zor Zamanlarda Etkimizi Arttırmak

Okuma Süresi : 4 dakika

 

Corona Günlerinde Etkimizi Artırmak

Mart 2020

Bütün dünya ilk defa aynı anda aynı tehdit ile başa çıkmaya çalışıyor. İronik olan ise, hiçbir ülkenin düşmana karşı milyar dolar silahlanmaya yaptığı yatırımın bugün fayda etmemesi. Düşmanın insanlıkla dalga geçer gibi bütün coğrafyaları elini kolunu sağlayarak dolaşması. Yeni normallere alışmak gerekecek gibi görünüyor.

Tehdit karşısında içgüdüsel olarak yaptığımız şey haliyle evlere kapanmak ve alanı daraltmak oldu.  Whatsapp grup sohbetleri dorukta. 10 dakika bırakıyorum grup başına en az 200 mesaj birikiyor. Tek konu Corona elbette. Ne olabilir ki? Kimisi bol bol muhabbet, kimisi felaket tellallığı. Kimisi yalan yanlış yüzlerce bilgi. İnsanın zaafından istifade eden ticaret dürtüsü de bir çok kişiyi bu işlere teşvik ediyor. En son şimdi yazıyı yazarken televizyon haberlerinde kınanın bu işe yaradığı konusunda çıkan haberler ve kına satışlarının artışı. İnanılmaz değil mi?Ben de bu coşkuya uzun zamandır vakit ayıramadığım yazıları yazarak katılmak istedim. Kolera günlerinde Aşk esintisiyle Corona günlerinde “kontrol edemediğimiz konularla zaman kaybetmek yerine kontrol edebileceğiniz alanlara odaklamak” konusunda bir pencere açmak.

 

Zor günlerde kendimizi nasıl daha sağlıklı bir odak yaratabiliriz?

Özkoçluk bu fırsatlar biri. Hem kendimde hem de danışanlarımızla keşfettiğimiz ve kullandığımız  birçok ipucunu paylaşmak sizi de korkutucu gündemden biraz uzaklaştırıp içdünyanızın zenginliğine davet etmek istiyorum.

Özkoçluk odaklarını doğru seçen insanların araçlarından biri. Başarılı sporcuların ise zor zamanlarında kullandıkları en kalıcı ve sağlıklı doping ilacı.  Peki nedir bu? Özkoçluk kendi kendimize söylediklerimizin ve düşüncelerimizin bizi nasıl yönettiğini farketmek ve buna göre aksiyonlar almak.

Çoğu insan düşüncelerinin kararlarını ve davranışlarını nasıl etkilediğinin farkında bile değildir. Çünkü düşünmek hızlı bir eylemdir ve çok büyük bir kısmı otomatikleşmiştir. Otomatik düşünceler de alışkanlıklarımızdan gelir. Düşünmeyi bize bizi büyütenler ve yetiştirenler öğretmiştir. Sonra da bu alışkanlık haline gelmiş ve bizim onu yöneteceğimiz yere onlar bizi yönetmektedir. Düşünceler tutumlarımızı, tutumlarımız sonuçları oluştur ve kendini gerçekleştiren kehanet oluşuverir.

Bunu kırabilmek için basit ama etkili yöntemlerden bazılarını paylaşmak istiyorum. Bunları ekiplerinizle ve hatta çocuklarınızla da uygulmanızı öneririm. Ne de olsa bir takımın kültürü onu yöneten liderin, bir çocuğun düşünme şekli de onu büyüten ebeveynlerin düşünme modeli ile sınırlanmıştır.

 

O zaman bir yöntemle bakalım .

  • Terslik: İstendiği veya planlandığı gibi gitmeyen durum nedir?
  • Tepki: Buna ait düşünce, duygu ve inançlarımız neler? Yüklediğimiz anlam nedir?
  • Tutum: Bu duruma karşı davranış ve kararlarımız nelerdir?
  • Sonuç: Davranış ve kararlarımız hangi sonuçları doğurmuştur?

 

Güncel örnek üzerinden gidelim.
Terslik: Virüs nedeniyle evde kalmak ve sosyalleşme imkanlarının kısıtlanması. 

Tepki: Kaldık mı evde? Kaç gün böyleyiz acaba? Biyolojik savaş mı çıktı nedir bu? Hava da kötü. Yürüyüş bile yapamıcam. 

Tutum: Asık suratla dolaşma. Hiçbirşey yapmak istememe. Elinden telefonu bırakmayıp, gelen asılsız haberlerle ve birbirini coşturan karamsar bilgi ve konuşmalarla uğraşma, yakın çevrene gerginlik veya alınganlık yansıtma, ümitsiz ve çaresiz ruh hali. 

Sonuç:  Zaman ve enerji kaybı, fırsat maliyeti ise kendinizi alıkoyduğunuz her türlü olumlu faaliyet.

 

Çoğu insan sonuçları tersliklerin yarattığını düşünür. Halbuki, sonucu aradaki tepki ve tutumumuz belirler. Burası asıl kontrolumuzun en fazla olduğu alandır. Şimdi kontrolümüzün en fazla olduğu yere yani tepki ve tutuma odaklanalım.

Terslik: Virüs nedeniyle evde kalmak ve sosyalleşme imkanlarının kısıtlanması

 

Tepki: (yapıcı, pozitif ve stratejik) Zor zamanlar evet. Evde kalmakta sıkıcı olacak. Uzun zamandır ertelediğim işler vardı zamansızlıktan yapamadığım. Onlara bakayım. Bunu nasıl fırsata çevirebilirim? Zaman bulamamaktan şikayet ettiklerimi bir listeleyim. Mesajlara hızlıca göz atayım. Güvenilir haber kaynaklarından başka bilgileri dikkate almayım.

Tutum:  Ertelenmiş işleri sıralamak. Gereksiz haberlerden uzak kalmak. Doğru veri ile hareket etmek. Olumlu beden dili, olumlu ifadeler, etkin kararlar, kaygı yerine verilerle ilerlemek, çevreye karşı yapıcı yaklaşım. 

Sonuç:  Biten işler, yükselen, en azından düşmeyen enerji, hafiflik hissi, özgüven, artan motivasyon ve verimlilik.

 

Bunu anlattığım zaman iki tarz kişi anlamsız bulduğunu söylüyor genelde. Birincisi kendi sorumluluğunu almaktan kaçınan ve/veya alışkanlıkların kurtulmaktansa yakınmayı tercih eden kurban yaklaşımında olanlar.

 

Kendimize uzaktan bakmak zor olabileceği için size 2 önerim var. Güvendiğiniz birinden bu konuda düzenli olarak gözlem istemek; ikincisi de her günün sonunda düşüncelerinizi yazmak ve dışarıdan bakma şansı bulmak olacaktır.
Özkoçluk, kendi sorumluluğunu almakta ilgilidir. Değer yaratan tepki ve tutuma doğru giden düşünme alışkanlıklarını kazanmakla ilgilidir.

Her alışkanlık değişimi gibi ilk başta zor gelebilir ama yol katettikçe ve ödüllerini aldıkça da vazgeçmesi zor bir tercih olacaktır.

 

İkinci yöntem de kendimize güçlü sorular sormak

 

“NE” sorusunu barındıran sorular ile başlamak. “Ne” sorusu daha fazla bilgi toplamaya, farkındalık yaratmaya ve analize olanak verir. Tersliklerle karşılaştığımızda NASIL ile başlamak ve doğrudan eylem planına geçmek sınırlıyor. Örneklerle ilerlersek*…

  • Ne beni en çok etkiliyor?
  • Ne beni en çok endişendiriyor?
  • Ne varsayımlarım var?
  • Bu varsayımlara neye dayanarak güveniyorum?
  • Ne ile ilgilenmek bana iyi geliyor veya iyi gelmiyor?
  • Ne beni zorluyor?
  • Ne istiyorum şu anda?
  • Neye odaklanmam daha iyi olur?
  • Odaklanmamı neler engelliyor?

Sonra da “NASIL” sorusu ile devam etmek. “NASIL” ile başlayan sorular bizi eyleme teşvik eder. Doğrudan nasıl ile başladığımızda daha az bilgi ve farkındalıkla başladığımız için tercihlerimiz sınırlı kalır. Ne ile başlayan sorulara merakla cevaplar aradıktan sonra NASIL gelse çok daha etkili olur. Örneklerle ilerlersek*…

  • Nasıl ilerleyebilirim?
  • Nasıl farklı yapabilirim?
  • Nasıl zorluğu aşabilirim?
  • Nasıl odaklanabilirim?
  • Nasıl yeni varsayımlar bulabilirim?
  • Nasıl fırsata çevirebilirim?
  • Nasıl olumlu bakabilirim?
  • Nasıl yenebilirim?
  • Nasıl değiştirebilirim?
  • Nasıl düşünsem daha etkili olur?

 

Kendinizle bir oyun oynayarak eğlenceli hale de getirebilirsiniz. Bu yöntemleri kullandıkça kendinize bir ödül verin. İsterseniz bir hesaba her seferinde bir miktar para yatırın. Biriktikçe motivasyonunuz artabilir.

Özkoçluk da bir kas çalıştırmak gibidir. Güçlenene kadar uygulama ve istikrar isteyecektir. Unutmamak gerekir ki, hayatımız boyunca en yakın takım arkadaşı kendimiziz. Bizi sabote eden mi, güçlendiren mi birini arıyoruz içimizde?

Sonuç olarak, hepimizin iç sohbetleri var. Farkında olalım veya olmayalım, o tartışma nasıl sonuçlanıyorsa tepki, tutum ve sonuçları etkiliyor. Yönetmek mümkün mü? Mümkün. Kurban olmaktan, lider olmaya geçmenin yolu var mıdır? Vardır. Potansiyeli keşfetmenin yolu yeni yöntemlerdem ni geçer? Evet..

O zaman başarılar diliyorum. Sevgiyle kalın..

 

Sevgilerimle

Gamze Acar Bayraktaroğlu
*Bu sorular bu örneklere istinaden hazırlanmıştır. Siz yaratıcılığınızı da kullanarak binlerce soru üretebilirsiniz.