Yansıtmanın* Dayanılmaz Hafifliği ile Belirsizliğin Dayanılmaz Ağırlığını Yenin

Okuma süresi: 2,5 dakika

Yazan: Gamze Acar Bayraktaroğlu

 

İnsan kendinin dışardan nasıl göründüğünü merak eder.

O zaman aynaya bakar ve inceler. Sakalım güzel duruyor mu  ya da göz kalemini düzgün çektim mi? Aynaya iyice yaklaşır ve cevap bulur.

Bu sefer kendine boydan bakar. Eteğim boyu yakışmış mı ya da gömleğimi pantalonuma düzgün yerleştirdim mi?

Aynayı bırakır. Başını eğer ve gözleri ile kıyafeti doğrudan inceler. Daha yakından bakar. Acaba kıyafetimde leke var mı?

İş burada bitse kolay ama bir de görünmeyen kısım var.  Dışardan nasıl göründüğümü keşfettim ama ya iç oyun?

İç oyunu keşfin bir yolu yok mu? Elbette var. İşte daha içsel süreçleri anlamak için  keşfe girmeye “yansıtma” diyoruz. İçimize bir ayna tutsak ya da içerde olan biten şeffaf bir pencereden izlense ne görünür?

Yani ilk görünenlerin ötesinde, arkasında, derininde neler var?  Daha da açık olmak gerekirse yansıtmada sonraki aşamalar sırasıyla “davranışlarımızı”,  “ duygularımızı” ve “düşüncelerimizi” anlamaya çalışma süreci.

Liderleri şimdi neden bu kadar ilgilendiriyor peki? Neden bu kadar önemli oldu?

Sıradan bir günü düşünelim. İşe geldiniz. O gün işler eskisi gibi değil. Herşey düzeninde giderken o gün daha sık engeller çıkmaya başladı. Nasıl etkiledi sizi?

Şaşırdınız. Kafanız karıştı. Hızınız kesildi. Keyfiniz kaçtı. Belki kan beyninize sıçradı, belki korktunuz, belki hayal kırıklığı, belki kıskançlık, belki üzüldünüz. Sonuç herneyse sebep aynı. Merkezinizden ayrıldınız. Düşünce, duygu ve davranış dengeniz bozuldu. Nasıl düzelecek?

Nasıl bozulduğunu anlamadan nasıl tamir edeceksiniz! Şimdi bu denge bozulumu eskisinden çok daha sık olmuyor mu? Ve daha da büyük değişimler oluyor mu?

Son 6 ayda kendinizi kaç defa bu durumlarda buldunuz? Geçtiğimiz günlere baktığımızda cevabınızın “çok” olduğunu varsayıyorum. Benim keza öyle.

Merkezimizden çok daha sık, çok daha uzağa, çok daha şiddetli savruluyoruz. İşte o yüzden “yansıtma” önemli.

İşte bu durumlarda tekrar yeni dengeyi bulmak için o savruluşları anlamaya ne dersiniz?

Dengede, yani merkezimizde olmaktan kastımız, ne yaptığını, neden yaptığını, nasıl yapacağını bilmek, etkili ve hızlı kararlar vermek, gelen darbelerden kolay etkilenmemek, tehdit hissetmeden, bilinçli kalmayı sağlamaya devam etmek.

Buna duygusal zekanın da bir boyutu diyebiliriz.  Bu eylem bizi kendi kutumuzun dışına çıkardığı için yenilikçi düşünmeyi de sağlıyor. Kör yanlarımıza ışık tuttuğu için kendimizi daha iyi anlamamıza destek oluyor.

Bunlar yeni durumun liderlerinde aranan en temel özellikler. Başkalarını yönetmek için kendi savruluşlarını yönetmek gerekiyor. Sık sık savrulan bir liderin peşinden kim gitmek ister?

Yeni durum önceki denge ile yönetilemiyorsa, yeni dengeyi nasıl bulmak gerek? Sorumuz bu. Cevabımız birkaç tane olabilir ama hepsinin bir hiyerarşisi varsa, ilk aksiyon “yansıtma” eylemi. İçimize dönerek “Bana ne oluyor? Nasıl davranıyorum? Ne hissediyorum? Bu his benim davranışlarımı nasıl etkiliyor? Böyle hissetmeme hangi düşüncelerim sebep oluyor? Keşiflerim neler? Analizim ne? Hangi sonuçlara varıyorum? Aksiyon planım ne?”

Bunu da yapmak yetmiyor, savruluşumuzun sıklığı, hızı ve şiddetine uygun yapabilmek gerekiyor.

Bunu yapma becerisini kendimiz zamanla kazanacağımız gibi, profesyonel bir koçla yapmak da mümkün. Bir koçla yapmak nesnelliği sağlayacağı gibi, çok yönlü analizi de davet edecektir.  Sonra metotu kazandıkça kendinize ait yöntemleri geliştirme şansınız olacaktır.

*Bir not düşmeden ekleme yapmak istiyorum. Yansıtmak fiili ingilizde “reflect” eyleminden doğrudan bir tercüme ile dilimize girmiştir.  Reflect kelimesi aynı dilde çok yönlü düşünmek anlamına da gelir. Aslında bu bağlamda konu edilen tercümesi “çok yönlü düşünmek” anlamına gelse de Türkçemize yansıtmak olan anlamı ile girmiştir. Bu da bana biraz zorlama gelse de kafa karıştırmamak için “yansıtmak” olarak kullanmaya devam edeceğim. Ama asıl ifade etmek istediğim anlamı “düşünmek, anlam bulmak, değerlendirmek” olarak almanızı rica edeceğim.

Bu yöntemi kazandırmakla ilgili birebir ücretsiz çalışmalarımızla ilgili bize dönüş yapabilirsiniz.

E-posta: hilal@motivainternational.net

Sevgilerimle

Gamze Acar Bayraktaroğlu, PCC, SP, ESIA